KH Kayıp Hikayeler Gerçek Hikayeler • Gerçek Hayatlar
KH MAX

SON

Ben Haydar 45 yaşındayım kızım nisa 18 yaşına yeni girmiş güzel beyaz tenli bir kız , yani nasıl desem bu hikaye gerçek olma olasılıgı normalde sıfır ama yaşandıı.. Şimdi iyi okurlar.

Günler pazar günü sabah ailecek kahvaltı felan yaptık biraz oturduktan sonra eşim komşuya çaya muhabbete çıktı ben salonda tv izliyordum kızım odasındaydı , çok az bir zaman geçti kızım duşa girmişti , bende mutfağa çay almaya gitmek için kalktım banyonun karşısından geçerken su sesi ile karışık bir ses duydum kapıya yaklaştım hafif inleme gibi ses geliyordu orarı olmadım o an mutfağa döndüm çayı doldurdum aklıma takıldı bakmak istedim , tekrar banyo kapısına gitti ses gelmiyor gibiydi deliğe eğildim kızım duvara elini dayamış sırtı donuk amını gotunu okşuyor içim gıdıklandı sıkım kalktı kotu hissettim salona döndüm çayımı içtim kapı sesi geldi kızım çıkmıştı ayağa kalktım elimde boş bardak mutfağa gider gibi , karşılaştık ustunde bornozu bacakları gozukuyor çok hosuma gitti sanki kızım değilmiş gibi , Kızım bıcı bıcı mı yapmış gel bir sarılam koklayım gibisine bardagı kenara koydum sarıldım o da sarıldı biraz sıkı sarıldım , babaa yeter ustumu gıyeyım ben dedi sarılmayı bıraktı tabi kızım nasıl istersen cok guzel kokuyorsun dedim arkasını dondu odasına yöneldi , seslendim ,

B: kızım bende yanına gelebilir miyim ?

K: baba gıyıncem olmaz

B : Kızımsın ne olacak ki

K : Olmaz baba

B : Beni kırma geleyim seninle

K : Babacım doğru değil çıplak olcam

B : Kızım lütfen , belki sana faydam dokunur

K : Ne Alaka Baba ?

B: Banyoda ki sesleri duydum hadi gidelim odana

Elinden tutup odasına dogru girdik , oturduk yatağa hadi kızım çıkart bornozu

K: Baba olmaz ya ayıp , gerçekten zorlamasan mı annem de gelmek üzere

Hadi uzatma deyip kalkıp bornozun ipi çozdum on taraf açıldı bembeyaz amı memelri ortaya çıkınca tekrar sarıldım elimi kalçasına göturup oksarken kızım baban seni rahatlatcak korkma aramızda deyip teselli edip yataga dogru geri adım atıp oturdum kızımı kucagıma aldım bornozu komple çıkarıp boynunu opmeye başladım

K : Baba bu çokk garipp ne olacak gerçekten korkuyorum.

Bana bırak kendini kızım rahat ol , memesinin ucunu opup yalarken alttan sertleşen sıkımı esofmandan çıkarıp kızımın eline verdim kızım okşarken dudaklarını opmeye başladım fazla zaman olmadıgı ıcın bıraz daha sıkımın ustune alıp surtmeye başladım git gel yaparken am dudaklarına baskı uygularken kızım ufak ufak ınlemeye başladı baba babacım iyii hissetiriyıoo ohjh derken , kucaktan yanıma alıp domalttım kucuk poposunu ıkiye ayırıp opup yalamaya başladım tertemiz poposunu dilimle sikip iyice ıslattım ve arkasına geçtim sıkımın basını amına surtup ıslaklıgı ile gotune dayadım biraz surtup basını yavaşca gotune sokmaya başladım yavas yavas alıştırıp gotune sıkerken baba yavas acıyor demesi beni daha cok azdırdı ve daha da hızlandım bir süre sıkıp gotune boşaldım ve rahatladım , baba bu cok iyi arada sık beni lutfen dedi o gün kısa sürsede arada yapıyorum 🙂

Gece, Bahar için hem bir sığınak hem de bir hapishane gibiydi. Babasının göğsünde, o güven veren ama aynı zamanda içindeki yasak ateşi körükleyen yakınlıkta uykuya dalmıştı. Mustafa Bey, kızının nefesi düzene girince, onun sadece küçük bir çocuk olduğuna dair sarsılmaz inancıyla alnına son bir öpücük kondurup sessizce odadan ayrılmıştı. Bahar, rüyalarında bile o ten temasının yankılarıyla boğuştu.

Sabah güneşinin İstanbul’un gri binaları arasından sızıp odasına dolmasıyla uyandı. Vücudu, bir gece öncesinin gerginliğini hâlâ taşıyordu. Yataktan kalktığında, evin içindeki o alışılagelmiş kahvaltı telaşının olmadığını fark etti. Ortalık fazlasıyla sessizdi, sadece ebeveynlerinin yatak odasından gelen boğuk sesler bu sessizliği bozuyordu.

Kapıdaki Göz

Bahar, parmak uçlarında koridora çıktı. Sesler, kapalı kapının ardında yükselen ritmik bir gıcırtı ve ağır nefes alışverişlerine dönüşmüştü. Kalbi ağzında atarak kapıya yaklaştı. Mantığı geri dönmesini söylese de, içindeki o dizginlenemez merak ve libido onu kapıdaki o küçük anahtar deliğine yöneltti.

Eğilip içeri baktığında, gördüğü manzara tüm duyularını felç etti. Babası Mustafa Bey ve annesi Emine Hanım, sabahın o mahmurluğu içinde birbirlerine karışmışlardı.

Detaylardaki Tutku

Mustafa Bey, günlük hayatındaki o ağırbaşlı, mesafeli baba figüründen tamamen sıyrılmıştı. Bahar, babasının geniş omuzlarının, kasılmış sırt kaslarının her hareketinde nasıl bir güç barındırdığını ilk kez bu kadar yakından, bu kadar çıplak bir gerçeklikle görüyordu. Babasının teni, sabah güneşinin altında terden parlıyor; annesini kollarının arasına alışı, o sarsılmaz otoritesinin fiziksel bir dışavurumu gibi görünüyordu.

Annesi Emine ise tamamen teslim olmuş bir haldeydi. Bahar, annesinin her zaman mutfakta iş yapan, ev düzenini sağlayan ellerinin, şimdi babasının sırtına nasıl tutunduğunu, parmaklarını nasıl tenine geçirdiğini izledi. Babasının erkekliği, annesinin kadınlığıyla tam bir uyum içindeydi. Her ritmik hamlede, babasının vücudundaki o ham güç, Bahar’ın zihninde bir gece önce kucağına oturduğu o anı canlandırıyordu. Şimdi o sertliğin ve gücün gerçek amacını, bir kadının üzerinde nasıl bir hakimiyet kurduğunu görüyordu.

Sırılsıklam Bir Gözlem

Bahar, izlediği her saniyede nefesinin kesildiğini hissetti. Gözlerini bir an bile ayıramıyordu. Babasının dudaklarından dökülen boğuk hırıltılar, annesinin bastırmaya çalıştığı ama odada yankılanan o kısık çığlıklar… Hepsi Bahar’ın üzerinde bir kırbaç etkisi yaratıyordu.

Elleri istemsizce kendi vücuduna gitti. Kapı eşiğinde, o delikten içeri bakarken dizlerinin bağının çözüldüğünü hissetti. Üzerindeki ince gecelik, vücudunun verdiği tepkilerle sırılsıklam olmuş, bacaklarına yapışmıştı. Kendi babasını bir “erkek” olarak, annesini ise o erkeğin altında eriyen bir “kadın” olarak görmek, Bahar’ın ahlaki sınırlarını yerle bir eden bir şehvet dalgası yaratmıştı.

Babasının annesinin üzerindeki o hakimiyeti, o vahşi ama sahiplenici tavrı; Bahar’ın zihninde Furkan’ın kaçışlarını ve babasının masumiyetini birleştiriyordu. O an anladı; bu evin içinde sadece “evlat” veya “kardeş” olmak ona yetmeyecekti. Bu güçten, bu tutkudan kendi payına düşeni almak istiyordu.

Oda içindeki tempo doruğa ulaştığında ve sesler kesildiğinde, Bahar sendeleyerek geri çekildi. Sırtını soğuk duvara yasladı, nefes nefeseydi. Vücudu cayır cayır yanıyordu. İçeriden gelen o mahrem kokular ve görüntüler zihnine kazınmıştı. Hiç ses çıkarmadan, sırılsıklam bir halde odasına doğru yürüdü. Artık oyunun kuralları onun için tamamen değişmişti.



İletişim