Abim ve kuzenim Beni Perişan Etti
Merhaba ben Selen(16) yaşında liseli bir kızım bu hikayemde abim ve kuzenim ile yaşadığım ilginç ve yorucu anı anltcam iyi okurlar..
Annemlerin o sabah apar topar köye gitme kararı alması, evde uzun zamandır özlediğimiz o özgür alanı yaratmıştı. Abim Baran ile baş başa kalmıştık. Aslında sakin bir gece geçiririz diye düşünüyordum ama Baran öğleden sonra odama gelip, “Akşama kuzenimiz Can’ı çağırıyorum, güzel bir alkol masası kuracağız, itiraz istemem,” dediğinde heyecanlanmadım diyemezdim. Can’la aramız her zaman iyiydi ve üçümüz bir araya geldiğimizde muhabbet hep sarardı.
Akşamüstü telefonuma Baran’dan bir mesaj düştü. Salonda, yan odada olmasına rağmen mesaj atmıştı:
Baran: “Ufaklık, Can yolda. İçkileri soğuttum, mezeleri hazırlıyorum. Üzerine rahat, salaş bir şeyler giy de gel. Bu gece tamamen gevşeme gecesi.”
Ben: “Tamamdır abi, hemen hazırlanıp geliyorum. Müzik listesini ben ayarlıyorum o zaman!”
Aynanın karşısına geçip üzerime rahat, ince, gri bir askılı bluz ve altıma da vücudumu iyice saran siyah bir tayt geçirdim. Saçlarımı dağınık bir topuz yapıp salona geçtim. Can çoktan gelmişti. Masanın üzerinde dubleler, rakı, mezeler ve loş bir ışık vardı. Ortam daha ilk dakikalardan insanı mayıştırmaya yetiyordu.
Saatler ilerledikçe kadehler boşalıp doldu. Alkolün etkisiyle muhabbet koyulaşmış, kahkahalar havada uçuşuyordu. Can’ın ve Baran’ın bakışlarının ara sıra üzerimde toplandığını hissediyordum ama alkolün verdiği o rahatlıkla pek üzerinde durmadım. Bir ara başımın döndüğünü, midemin hafifçe bulandığını hissettim.
“Ben bir elimi yüzümü yıkayayım, hemen dönerim,” diyerek masadan kalktım ve banyoya geçtim.
Aynaya baktığımda yanaklarımın kızardığını, gözlerimin çakmak çakmak olduğunu gördüm. Musluğu açıp soğuk suyu yüzüme çarparken banyonun kapısı hafifçe aralandı. İçeri giren Baran’dı.
“İyi misin güzelim? Çok mu hızlı gittin?” diyerek arkama geçti.
İki elini belime koyup beni destekler gibi tuttu. O sırada arkamda, tam kalçamın üzerinde sert bir baskı hissettim. Pantolonunun üzerinden bile net bir şekilde hissedilen o sertlik, onun benden tahrik olduğunu gösteriyordu. Alkolün kafasıdır, erkek milleti işte, kendi kendine kalkmıştır diye düşünüp bozuntuya vermedim. Dikkatimi dağıtmaya çalışarak, “İyiyim abi, sadece biraz başım döndü,” dedim ve arkamı dönüp banyodan çıktım.
Salona geri döndüğümüzde Baran arkamdan gelip omuzlarımı tuttu. “Bak alkol insanı fena sıcaklatır. Üstündeki o bluz sıkmıyor mu seni? Çıkar rahat et, yabancı yok, biz bizeyiz şurada,” dedi.
Önce biraz duraksadım. “Yok abi, iyi böyle,” dedim ama o sırada Can da araya girdi. Gözlerini doğrudan dekolteme dikerek, “Harbiden kızım, kasma bu kadar. Evdesin işte, rahatına bak,” diyerek ısrar etti.
Alkolün yarattığı o cesaret ve sıcaklıkla bluzun eteklerinden tutup tek hamlede kafamdan çıkardım. Altımda sadece dantelli, göğüslerimi iyice dik gösteren sütyenim kalmıştı. Koltuğa geri oturduğumda ikisinin de gözlerinin doğrudan meme dekolteme, göğüslerimin kavislerine kilitlendiğini fark ettim. Hava iyice ısınmıştı, ortamdaki o cinsel gerilim elle tutulur cinstendi ama hiçbir şey diyemiyordum. İçten içe bu ilginin beni de heyecanlandırmaya başladığını hissediyordum. Yine de daha fazla dayanamayacağımı düşünüp, “Ya beyler, benim kafam çok fena. Ben biraz odama geçip uzanacağım,” diyerek ayağa kalktım ve odama süzüldüm.
Yatağa uzandığımda gözlerim kendiliğinden kapandı. Alkolün etkisiyle derin bir sızıntıya dalmıştım. Ne kadar süre geçti bilmiyorum ama odanın kapısının yavaşça açıldığını ve yatağın benim olduğum tarafının çöktüğünü hissettim. Gözlerimi araladığımda Baran yanıma uzanmış, yüzü yüzüme çok yakın bir şekilde bana bakıyordu.
“Efendim abi? Bir şey mi oldu?” diye mırıldandım uykulu bir sesle.
“Sana bakmaya geldim güzelim… İyi misin diye merak ettim,” dedi sesi her zamankinden daha boğuk ve hırıltılı çıkıyordu.
Bunu söylerken kolunu belime doladı ve beni kendine doğru çekti. O an, banyoda hissettiğim o devasa sertliğin, şimdi kot pantolonunun üzerinden doğrudan kalçama baskı yaptığını hissettim. Sikinin sıcaklığı ve büyüklüğü taytımın üzerinden bile etimi eziyordu.
Baran kulağıma doğru eğildi, nefesi tenimi yaktı: “Abicim… Çok güzelsin. Bu gece abine biraz yardımcı olsan, bir şeyler yapsak fena mı olur?” demesiyle dudaklarını boynuma gömdü.
“Ya abi hayır… Yapmasak mı acaba? İstemiyorum…” diye fısıldadım ama sesim bile kendi içinde kararsızdı. O sırada elleri çoktan sütyenimin üzerinden göğüslerimi kavramış, sertçe sıkmaya başlamıştı.
Ona doğru döndüm, gözlerinin içine baktım. “Abi lütfen, doğru değil bu,” dedim.
Baran gözlerimin içine bakarak, “Sus ve kendini abine bırak güzel kardeşim. Pişman olmayacaksın,” dedi ve beni sertçe kendine çekip dudaklarımı mühürledi.
Dudaklarımı hoyratça, diliyle zorlayarak öpmeye başladı. Alkolün ve o yasak arzunun etkisi vücudumu ele geçiriyordu. O beni yukarıdan ateşli bir şekilde öperken, eli taytımın belinden içeri süzüldü. Parmakları külodumu sıyırıp doğrudan amımın ıslaklığına dokunduğunda vücudum kasıldı. Klitorisimi parmaklarının ucuyla sertçe ezmeye, am dudaklarımı parmaklarıyla aralayıp beni ıslatmaya başladığında daha fazla dayanamadım. İçimden yükselen o yoğun zevkle ben de ona karşılık vermeye, dudaklarını aynı şehvetle öpmeye başladım. Kalçalarımı parmaklarına doğru bastırıyordum.
Yatakta bir süre bu şekilde, parmaklarının amımdaki ıslak git-gelleriyle ve sert öpücüklerle kavrulduktan sonra Baran beni elimden tutup ayağa kaldırdı. “Burası kesmez bizi, gel salona geçelim,” dedi. Salona döndüğümüzde Can masada oturmuş, viskisini yudumluyordu ama gözlerindeki o açlığı görebiliyordum.
Baran koltuğa oturdu ve beni doğrudan kucağına çağırdı. Hiç tereddüt etmeden gidip kucağına, o sertleşmiş sikinin tam üzerine oturdum. Kalçalarım onun erkekliğiyle birleştiğinde inledim. Baran beni arkadan kavrayıp boynumu ve omuzlarımı ısırarak öperken, tam karşımda oturan Can ayağa kalktı. Yanımıza geldi, eğilip dudaklarıma yapıştı. Can’ın dili ağzımın içinde dolanırken, Baran’ın elleri sütyenimi yukarı sıyırmış, çıplak göğüslerimi avuçluyor, uçlarını parmaklarının arasında eziyordu. Can’ın elinin de taytımın üzerinden amımı sertçe sıktığını hissettim. İkisinin birden beni böylesine arzulaması beni tamamen çileden çıkarmıştı.
Can’ın nefesi hızlanmıştı, gözleri dönmüştü. Baran, Can’a bakarak, “Gel lan, gel sen de dahil ol, bu çıtırın bu gece tadına varacağız,” dedi.
Beni koltuğa sırtüstü uzattılar. Üzerimde ne sütyen kalmıştı ne de tayt; tamamen çırılçıplaktım. Can bacaklarımın arasına geçti. Dizlerimi omuzlarına doğru itip amımı tamamen gözlerinin önüne serdi. Alkolün ve azgınlığın etkisiyle sırılsıklam olmuş amımı görür görmez dilini doğrudan klitorisime sürttü. Sert ve ıslak diliyle amımı, dudaklarımı yukardan aşağıya yalarken kendimden geçiyordum. Kalçamı onun yüzüne doğru bastırıyordum.
O sırada Baran da pantolonunu indirmiş, o damarlı, kıpkırmızı olmuş devasa sikini serbest bırakmıştı. Baş ucumda duruyordu. Sikini doğrudan ağzıma doğru uzattı. “Yala abinin sikini, hadi güzelim, em şunu,” dedi. Baran’ın sikinin başını dudaklarımın arasına aldım. Dilimle sünnet derisinin etrafını yalarken, o da sikini yavaş yavaş boğazıma doğru itiyordu. Bir yandan Can amımı deliler gibi yalıyor, parmaklarını içime sokup çıkarıyor; diğer yandan Baran’ın sikini ağzımda köpürterek emiyordum. Vücudumda öpülmedik, yalanmadık tek bir santimetrekare bile kalmamıştı.
Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra Baran artık dayanamayacağını söyledi. Beni koltukta dizlerimin üzerine getirdi, domalttı. Arkama geçti, kalçalarımı iki yana doğru açarak o ıslak ve dar göt deliğimi ortaya çıkardı.
“Bakire olduğun için amına girmeyeceğiz, orası temiz kalacak ama bu küçük götünü bu gece genişleteceğim,” diye fısıldadı.
Göt deliğime tükürük sürerek hafifçe esnetti. Ardından o kalın, damarlı sikinin başını göt deliğime yasladı ve sertçe tek bir hamlede içime itmeye başladı. Götümün yırtılacağını sandım, canımın acısıyla çığlık attım ama Baran kalçalarımı sıkıca tutmuş, durmadan köklemeye devam ediyordu. “Ahhh, çok darsın siktir, çok iyi,” diyerek içimde git-geller yapmaya başladı. Her ileri gidişinde sikinin götümün içindeki o baskısını hücrelerime kadar hissediyordum.
Ben arkadan Baran’ın sert vuruşlarıyla sarsılırken, Can tekrar önüme geçti. Salyaları akan, tamamen sertleşmiş sikini doğrudan ağzıma verdi. Baran arkadan götümü pompalarken, ben de önümde Can’ın sikini çılgınlar gibi yalıyor, ağzıma alıp sonuna kadar emiyordum. İkisinin ritmiyle kendimden geçmiştim. Salonda sadece etlerin birbirine çarpma sesi, inlemelerim ve ağzımdaki o şapırtılar yankılanıyordu.
Bu çılgınlık, bu doyumsuz şehvet sabaha kadar durmaksızın devam etti. Pozisyonlar değişti, roller değişti; bir an bile durmadık. İkisi de defalarca ağzıma, yüzüme ve göğüslerime boşaldı. Bedenim tamamen onların sıvılarıyla kaplanmıştı.
Güneş odanın pencerelerinden içeri sızmaya başladığında üçümüz de koltukta, darmadağın bir hâlde, yorgunluktan bitap düşmüş şekilde uzanıyorduk. Her yerimiz sırılsıklamdı ve inanılmaz yorulmuştuk.
Biraz kendimize gelip dinlendikten sonra hızlıca kalkıp banyoya geçtik. Sırayla, hatta bir ara beraber duş alarak vücudumuzdaki o gecenin izlerini, kokularını temizledik. Salondaki içki masasını, etraftaki kanıtları panikle ortadan kaldırdık, evi havalandırdık.
Biz her şeyi bitirip salonda normal bir şekilde oturmuş kahve içerken, dış kapının anahtar sesi duyuldu. Annemler köyden dönmüştü. Yorgunluktan gözlerimiz kapansa da, birbirimize bakıp o gecenin sırrını gözlerimizle mühürledik ve hiçbir şey olmamış gibi ailemizi karşıladık.

Yorum yapın
💬 +5 KH Puan