KH Kayıp Hikayeler Gerçek Hikayeler • Gerçek Hayatlar
KH MAX

SON
+18 Aile Ensest Hikayeler

Demetin abisi ile ilk ilişkisi

8 Dakika Okuma 0 yorum 2 reaksiyon
Demetin abisi ile ilk ilişkisi

Siteye yeni geldim ve destek olmak amaçlı işbirliğine başladım ve ilk hikayemi yayınlıyorum.

Hikayede Henüz 16 yaşındaydım abim ise 19

Okulun o yorucu, kasvetli havasından sonra eve dönmek her zaman rahatlatıcı olurdu. Ama o gün evde garip, sessiz bir enerji vardı. Anahtarı çevirip içeri girdiğimde annemin ayakkabılarını göremedim; muhtemelen her zamanki gibi üst kattaki Nebahat teyzeye kahve dedikodusuna kaçmıştı. Evde sadece abim Tan vardı. Üzerindeki rahat eşofmanıyla salonda oturuyordu. Beni görünce hafifçe gülümsedi, aramızda her zamanki o mesafeli ama sıcak abi-kardeş ilişkisi vardı. Birlikte mutfağa geçip alelacele bir şeyler atıştırdık, havadan sudan konuştuk. Yemekten sonra üzerimdeki ağırlığı atmak için odama geçtim. Okul üniformamı çıkarıp üzerime sadece ince, bacaklarımı açıkta bırakan mini bir şort ve askılı bir atlet geçirdim. Yatağa uzanıp telefonumu elime aldım, sosyal medyada öylesine gezinirken kapı hafifçe tıklandı.

“Gel,” dedim sesimi biraz yükselterek.

Tan içeri girdi. Kapıyı arkasından tamamen kapatıp kilitlemedi ama aralık da bırakmadı. Yatağın kenarına ilişti, gözleri bir an üzerimdeki rahat kıyafetlere kaydı ama hemen toparladı.

“Napıyorsun bakalım?” diye sordu, sesi her zamankinden biraz daha boğuk geliyordu. “Hiç, uzanıyorum öyle, yorulmuşum,” dedim. “Özledim seni ya,” dedi, gözlerimin içine bakarak. “Eskisi gibi hiç vakit geçiremiyoruz. Yanına yatayım mı biraz? Şöyle eskisi gibi sarılıp uzanalım.”

İlk başta çok normal geldi. Sonuçta o benim abimdi, küçüklüğümüzde kaç kere beraber uyumuştuk. “Gel yat,” dedim ve yatakta biraz kenara kayarak ona yer açtım.

Tan yatağa girdi ve bana doğru döndü. Kolunu başımın altına uzatıp beni kendine doğru çekti. Ben de gayriihtiyari kollarımı ona doladım, başımı göğsüne koydum. Her şey çok masum başlamıştı ama birkaç dakika sonra ortamdaki hava tamamen değişti. Tan, sağ bacağını yavaşça kaldırıp benim bacaklarımın üzerine attı. O an, tam kalçamın hizasında sert, sıcak ve oldukça büyük bir kütlenin baskısını hissettim. Gri eşofmanının altındaki siki tamamen dikleşmişti ve tam olarak bana temas ediyordu.

Nefesim boğazımda düğümlendi. Şok olmuştum, ne yapacağımı bilemedim. Kalbim deli gibi çarpmaya başladı. Yaşım gereği cinselliği, erkeklerin anatomisini yeni yeni keşfediyordum ama abimin bana karşı böyle bir tepki vermesi beni hem korkutmuş hem de garip bir şekilde kilitlemişti. Renk vermemeye çalışarak hafifçe geri çekilmek istedim ama izin vermedi.

“Kardeşim, seni çok seviyorum biliyorsun değil mi?” diye fısıldadı kulağıma doğru. Sıcak nefesi boynumu yalayıp geçti. “Şu an… biraz ihtiyaçlarım var. Bana yardımcı olsan ne olur ki? Aramızda kalır.”

“Ne… ne diyorsun abi sen? Ne yardımı?” diyebildim, sesim titriyordu.

Cevap vermek yerine elimi tuttu. Güçlü parmaklarıyla elimi kavrayıp yavaşça aşağıya, kendi bacaklarının arasına indirdi. Avucumu o gri eşofmanın üzerindeki devasa, taş gibi sertleşmiş zonklayan sikinin üzerine bastırdı.

“Bak, sana nasıl kalktı… Dokunsana biraz, delireceğim yoksa,” dedi.

“Yok abi, bırak, saçmalama!” diyerek elimi hızla çekmeye çalıştım.

Ama Tan benden çok daha güçlüydü. Elimi bırakmadığı gibi, beni iyice altına alacak şekilde üzerine doğru çekti. Dudaklarını aniden dudaklarıma bastırdı. Islak, sert ve emici bir öpücüktü bu. Bir yandan beni öpüyor, diğer yandan boşta kalan eliyle şortumun üzerinden kalçamı sıkıca kavrayıp okşuyordu.

“Abii ya… Bırak, istemiyorum, yapma!” diye mırıldandım dudaklarının arasından, onu göğsünden itmeye çalışarak.

Fakat o durmadı. Aksine, benim karşı koyuşum onu daha da hırslandırmış gibiydi. Öpücükleri boynuma, köprücük kemiklerime doğru indi. Tenimi ıslatarak emiyor, bir eliyle de askılı atletimin altından içeri sızıp çıplak memelerimi sertçe yoğuruyordu. Göğüs uçlarımın onun parmakları arasında sıkışmasıyla vücudumdan aşağı kaynar sular döküldü. Korku, yerini yavaş yavaş daha önce hiç hissetmediğim, kasıklarımı sızlatan garip bir sıcaklığa bırakıyordu.

Tan aniden üzerimden kalktı. Gözlerimin içine baka baka eşofmanını ve iç çamaşırını tek hamlede dizlerine kadar indirdi. Sırtüstü yatağa uzandı. Karşımda damarları fırlamış, kıpkırmızı ve tamamen çıplak siki dimdik duruyordu. Gitgide büyüyor, ucundan şeffaf bir zevk sıvısı sızıyordu.

“Hadi kardeşim, gel oyna şununla. Yoksa çok daha kötü şeyler olacak, ikimiz de duramayacağız,” dedi, sesi emir kipiyle karışık bir arzu barındırıyordu.

Korkudan ve o an içimi kaplayan o tuhaf büyüden dolayı mecbur kalmıştım. Yatakta doğruldum, dizlerimin üzerinde durarak ona doğru yaklaştım. Titreyen elimi uzatıp o sıcak, kalın eti kavradım. Avucumun içinde zonkluyordu. Yukarı aşağı yavaşça hareket ettirmeye başladım. Derisi elimde kayıp gidiyordu. Ben onun sikiyle oynarken, Tan boş durmadı; doğrulup ellerini şortumun içine soktu. Külotumu kenara sıyırıp parmaklarını doğrudan çıplak amıma sürttü.

“Ah…” diye hafif bir inleme döküldü ağzımdan.

Parmakları amımın dudakları arasında gezinirken, oranın çoktan sırılsıklam olduğunu fark etti. Benim bu tepkim onu daha da azdırdı. İçimdeki zevk dalgası o kadar büyümüştü ki, artık karşı koymayı tamamen bırakmıştım. O sert dokunuşlar, yasak olmasının verdiği o inanılmaz haz beni ele geçirmişti.

“Artık yeter… Gel kucaklarıma,” dedi Tan, sesi sabırsızlıkla titreyerek.

Beni bileklerimden tuttuğu gibi hızla üzerine, kucağına çekti. Yüz yüze gelecek şekilde onun üzerine tünemiştim. Şortumu ve külotumu tamamen sıyırıp yatağın kenarına fırlattı. Şimdi tamamen çıplaktım ve amım, onun o devasa, ıslak sikinin tam üzerindeydi.

Tan kalçalarımı sıkıca kavrayıp beni aşağıya doğru bastırdı. Sikinin o sert, küt başını amımın ıslak dudaklarına dayadı ve git-gel yapmaya başladı. İçime girmiyordu ama tam o hassas noktama, klitorisime o sertliği sürttükçe başım dönüyordu. Her yukarı aşağı hareketinde, siki bacaklarımın arasında kayıyor, zevk suları birbirine karışıyordu.

“Çok güzelsin… Amın sıcacık,” diye inledi Tan, kafasını geriye atarak. Bir eliyle kalçamı tokatlıyor, diğer eliyle memelerimi sıkarak göğüs uçlarımı çekiştiriyordu.

Ben de artık kendimde değildim. Kalçalarımı onun ritmine uydurmuş, kendimi o sertliğe doğru bastırıp duruyordum. İçimden bir ses tamamen içime girmesini, beni paramparça etmesini istiyordu. Tam o ritmin en hararetli, ikimizin de boşalmanın eşiğine geldiği o doruk noktasında, aşağıdan büyük bir gürültü koptu.

Çaaat!

Dış kapının kapanma sesi evin içinde yankılandı. Annemin “Demet! Tan! Evde misiniz?” diyen sesi merdivenlerden yukarı doğru yükseldi.

Zaman durmuş gibiydi. Gözlerimiz dehşetle birbirine dikildi. Apar topar, adeta havada uçarak birbirimizden ayrıldık. Tan hızla eşofmanını yukarı çekti, üzerini başını düzeltti. Ben yerdeki şortumu ve külotumu kapıp yatağın altına fırlattım, üzerime hemen yorganı çekip yatar pozisyona geçtim. Kalbimiz göğüs kafesimizden fırlayacak gibi atıyordu, nefes nefşeydik.

Annem odanın kapısını açtığında, Tan yatağın kenarında oturmuş telefonuyla oynuyor gibi yapıyordu, bense yorganın altında güya uyku sersemiydim.

“Aa, ikiniz de buradasınız. Ses gelmeyince merak ettim,” dedi annem içeri göz atarak. “Yemek yedik de anne, Demet’in uykusu vardı, ben de yanında oturuyordum öyle,” dedi Tan, sesindeki o soğukkanlılığa hayran kalmıştım.

Annem şüphelenmeden kapıyı kapatıp mutfağa geçti. Tan yavaşça ayağa kalktı, kapıya doğru yürürken arkasını döndü. Gözlerinde, az önce yarım kalan o işin, o sıcaklığın vahşi pırıltısı hala duruyordu. Dudaklarını sessizce oynatarak “Daha bitmedi” der gibi baktı ve odadan çıktı.

Yatakta tek başıma kaldığımda, bacaklarımın arasındaki o ıslaklık ve sızı hala oradaydı. Ve işin kötü tarafı… Bunu tekrar yaşamak için içimde büyüyen o deli arzuyu durduramıyordum.

Benzer Hikayeler








Yorum yapın

💬 +5 KH Puan

Yorum yapın


0% ~8 dk kaldı

İletişim