KH Kayıp Hikayeler Gerçek Hikayeler • Gerçek Hayatlar
KH MAX

SON
+18 Aile Ensest Hikayeler

Erkek Kardeşimle Mükemmel ilişkim

9 Dakika Okuma 0 yorum 0 reaksiyon
Erkek Kardeşimle Mükemmel ilişkim

Ben Sude(24) bu hikayemde erkek kardeşim mert(19) ilişkimi anlatcam sizlere…

Sıradan bir Salı sabahıydı. , tam bir erkek olduğunun farkına vardığı o en azgın dönemlerindeydi. Sabah uyanıp mutfakta buluştuğumuzda ikimizin üzerinde de sadece ev halleri vardı. Ben altıma ince, kalçamı saran gri bir eşofman giymiştim; içine çamaşır almamıştım. Mert ise gevşek bir şortla geziyordu.

Birlikte çok az konuşarak kahvaltı yaptık ama aramızdaki o tuhaf, kelimelere dökülmeyen gerilim havada asılı gibiydi. Gözleri ara sıra eşofmanımın üstünden belli olan hatlarıma kayıyordu, ben de bunun farkında olarak bilerek esniyor, vücudumu geriyordum. Kahvaltıdan sonra herkes kendi odasına çekildi.

Birkaç saat telefonda takıldıktan sonra canım inanılmaz sıkıldı. Aslında canım sıkılmaktan ziyade, sabah Mert’in bana bakışıyla içimde uyanan o kaşıntıyı büyütmek istiyordum. Telefonumu elime alıp yan odadaki Mert’e mesaj attım.

Sude: Ne yapıyorsun ufaklık? Odandan hiç ses çıkmıyor. Mert: Bilgisayarda takılıyorum abla, oyun oynuyorum. Hayırdır, sıkıldın mı? Sude: Çok sıkıldım. Geliyorum yanına, beni eğlendir. Mert: Gel valla, kapı açık.

Telefonu yatağa fırlatıp Mert’in odasına geçtim. Kapıyı aralayıp içeri sızdığımda sandalyesinde oturmuş, kulaklığı tek kulağına takmış pürdikkat ekrana bakıyordu. Arkasından yaklaşıp ellerimi omuzlarına koydum, boynuna doğru hafifçe eğildim. Kokusu burnuma dolunca alt tarafta bir yerlerin şimdiden ısınmaya başladığını hissettim.

“Ne oynuyorsun bakayım?” dedim sesimi bilerek biraz yumuşatarak.

“Her zamanki oyunlar işte abla, sarıyor,” dedi ama benim yakınlığımdan dolayı sesinin hafifçe titrediğini fark ettim.

“Biraz da ben oynayacağım,” dedim ve o daha ne olduğunu anlamadan, itiraz etmesine fırsat vermeden bacaklarımı iki yana açarak doğrudan kucağına oturdum.

Yüzüm ekrana dönüktü ama bütün ağırlığım ve kalçam tamamen onun kucağındaydı. Yaklaşık 5-10 dakika boyunca güya oyunu izledim, fareyi tutan elinin üstüne elimi koydum. O sırada altımda, şortunun kumaşının arkasında hızla büyüyen ve taş gibi sertleşen o devasa şeyi hissetmeye başladım. Mert’in sikinin o sıcak, kalın ve dikleşmiş hali tam olarak iki kalçamın arasındaki o çatalın ortasına denk geliyordu. Nefes alışverişleri hızlanmıştı. Ne o tek bir kelime etti ne de ben bozuntuya verdim; sadece kalçamı çok hafifçe, sanki pozisyon değiştiriyormuş gibi o sertliğin üzerinde kaydırdım. İkimiz de neyin yaklaştığını biliyorduk.

Kucağından yavaşça kalktım. Gözlerinin içine bakıp, “Ben biraz uzanacağım, oyunun bitince gelsene,” dedim ve odadaki yatağa geçip sırtüstü uzandım.

İnce gri esofmanımın kumaşı, zaten ıslanmaya başlayan ve şişen amımın dudaklarını tamamen dışarı vurmuştu. Şortumun üstünden o kabarık, belirgin üçgen şekil resmen ‘beni al’ diyordu. Mert’e doğru döndüm. “Gel yanıma uzan, özledim seni,” dedim

Hiç ikiletmedi. Kulaklığı masaya fırlattığı gibi yatağa, yanıma sokuldu. Önce kollarını belime doladı, beni göğsüne çekti. Kokusu, teninin sıcaklığı derken içimdeki o dişi tamamen kontrolden çıktı. Daha fazla dayanamayacağımı anlayıp hızla doğruldum ve bu sefer yüzüm ona dönük olacak şekilde kucağına tırmandım. Dizlerimin üzerinde yükselip tam o sertleşmiş erkekliğinin üzerine oturdum.

Gözlerinin içine, tam göz bebeklerine baktım. Sesim neredeyse fısıltı gibiydi ama odadaki sessizlikte yankılandı: “Ablanı istiyor musun Mert?”

Gözleri parladı, yutkundu. “Çok istiyorum abla… Delireceğim her gün seni düşünmekten,” dedi. Dudaklarımı dudaklarına bastırdım. İlk başta minik, masum bir öpücüktü ama Mert’in elleri anında kalçalarıma inip beni kendine doğru sertçe bastırınca iş çığırından çıktı.

Dudaklarımız birbirini sömürürken, dillerimiz ağzımızın içinde birbirine dolanırken Mert ellerini eşofmanımın belinden içeri, çıplak tenime soktu. Avuçları kalçamın o dolgun etlerini kavradı, sıktı. Sonra parmakları daha da aşağı kaydı; arkadan göt deliğimin üzerini okşayıp oradan öne, sırılsıklam olmuş amımın dudaklarına doğru uzandı. Kumaşın altından bile parmaklarının o sıcak baskısı beni bitiriyordu. Libidom tavan yapmıştı, nefes nefese kalmıştım.

Dudaklarımı dudaklarından zorlukla ayırıp geri çekildim. Gözlerindeki o açlığı gördüm. Hemen altındaki şortunu ve baksırını tek hamlede aşağı indirdim. Mert’in o kıpkırmızı, damarları fırlamış, zonklayan siki tamamen dışarı fırladı. Sünnet derisinin altından sızan o ilk zevk suyunu gördüm. Hiç duraksamadan eğildim; o kalın, sert erkekliğini önce dudaklarımla kavradım, ardından dilimi altından üstüne doğru uzunca yaladım.

“Ahhh ablaaa… Devam et, siktir çok güzel yalıyorsun…” diye inledi, başını arkaya atıp gözlerini yumdu.

Sikinin o baş kısmını ağzımın içine alıp iyice vakumlayarak emmeye başladım. Ellerimle de taşaklarını kavrayıp hafifçe oynuyordum. Mert yatakta resmen kasılıyordu. Kendinden geçmişti, kalçasını hafifçe yukarı kaldırarak ağzımın içine doğru itiyordu kendini. Sadece birkaç dakika bu tempoda devam ettim ki Mert’in bacakları titremeye başladı. “Abla boşalıyorum, çekilme!” diye bağırdı.

Sertçe birkaç kez daha emdim ve tam o anda Mert’in sıcak, koyu dölü ağzımın içine tazyikle fışkırdı. Ağzımı hiç açmadan, o yoğun sıvının hepsini yuttum, kenarlardan sızanları da dilimle yalayıp temizledim. Yüzüme bakarken gözlerinde hem bir şaşkınlık hem de inanılmaz bir gurur vardı.

Ama benim işim bitmemişti; amım adeta alev alev yanıyordu. Hızla üzerimdeki gri eşofmanı tamamen sıyırıp attım. Çırılçıplak kalmıştım. Tekrar kucağına çıktım, o henüz tam sönmemiş ama yumuşamaya yüz tutmuş sikinin üzerine amımı bastırıp sertçe sürtünmeye başladım. İkimizin de sıvıları birbirine karışıyordu, o kadar ıslanmıştım ki çıkan o ıslak şap şap sesleri odayı dolduruyordu. İçime almak için deliriyordum ama hala bakireydim, o zarı bozup işi büyütmek istemiyordum.

Kucağından indim, yatağın ortasında dizlerimin üzerine çöküp popomu Mert’in yüzüne doğru diktim, yani tam anlamıyla domaldım. “Arkamdan gir Mert, dayanamıyorum,” dedim.

Mert hemen arkama geçti. Önce o sıcak diliyle göt deliğimin etrafını, kalçalarımın arasını uzun uzun yaladı. Huylanarak ve zevkten eriyerek yatağın çarşafını sıktım. İyice ıslatmak için parmaklarına ve sikinin ucuna bolca tükürdü. O kalın, taş gibi kafayı göt deliğimin üzerine dayadı.

Yavaşça, milim milim itmeye başladı. İlk başta canım yandı, içim bir garip oldu, “Ah, yavaş Mert, çok büyük…” diye inledim. Mert durdu, sırtımı eğilip öptü, sakinleştirici sözler fısıldadı. Deliğim o kalınlığa alıştıkça Mert yavaş yavaş daha derine, köküne kadar girmeye başladı.

Tamamen içine aldığında o doluluk hissi beni deli etmeye yetti. Mert tempoyu artırdı. Arkamdan her gidiş gelişinde kalçaları kalçalarıma çarpıyor, odada sadece etin ete vurma sesi yankılanıyordu. Arada bir elini kaldırıp popoma sert şaplaklar indiriyor, popomun etleri titriyordu. Bu beni daha da azdırıyordu. Sırtımı, boynumu arkadan öperek, saçlarımı çekerek beni resmen altına aldı ve sildi süpürdü. En sonunda, “Abla, arkana bırakıyorum!” diye hırıldadı ve birkaç sert darbenin ardından sıcak dölünü tamamen götümün içine, derinliklere boşalttı.

Mert o kadar yorulmuştu ki kendini geriye doğru yatağa bıraktı, nefes nefese kalmıştı. Ama benim amım hala zonkluyordu ve o son raddede patlamaya ihtiyacım vardı. Hiç vakit kaybetmeden Mert’in göğsünün üzerinden geçip tam yüzünün üstüne oturdum. Amımın o sırılsıklam, şişmiş dudaklarını doğrudan ağzına, burnuna dayadım.

Mert durumu hemen anladı; elleriyle kalçalarımı tutup beni kendine sabitledi ve dilini amcığıma soktu. Klitorisimi o kadar hızlı, o kadar profesyonelce yalamaya başladı ki emdiği her saniye vücudum sarsılıyordu. Deli gibi inliyordum, odanın duvarları sesimle inliyordu. Yaklaşık beş dakika boyunca dil darbeleriyle beni delirtti ve en sonunda o büyük kırılma anı geldi.

Vücudum tamamen kilitlendi, kalçamı Mert’in yüzüne iyice bastırdım ve zevkten çığlık atarak, adeta fışkıra fışkıra yüzüne, ağzına boşaldım. Boşalırken orgazmın etkisiyle titriyordum.

Her şey bittiğinde ikimiz de yatakta yığılmış, nefesimizi toplamaya çalışıyorduk. Bir süre sonra birbirimize bakıp gülümsedik. Yataktan kalktık, banyoya geçtik. Beraber sıcak suyun altına girdik; birbirimizin vücudundaki o döl ve aşk sıvılarını nazikçe yıkayıp temizledik, sanki hiçbir şey olmamış gibi odalarımıza geri döndük ama ikimiz de artık o eski kardeşler olmadığımızı çok iyi biliyorduk.

Benzer Hikayeler








Yorum yapın

💬 +5 KH Puan

Yorum yapın


0% ~9 dk kaldı

İletişim