KH Kayıp Hikayeler Gerçek Hikayeler • Gerçek Hayatlar
KH MAX

SON
+18 Aile Ensest Hikayeler

Aylin Ve Babası Mükkemell Hikaye

12 Dakika Okuma 0 yorum 0 reaksiyon
Aylin Ve Babası Mükkemell Hikaye

Aylin’in İlk Gecesi

Ankara’nın o soğuk cumartesi sabahına uyandığımda, içimde her zamankinden çok daha farklı, adeta tenimi kavuran bir enerji vardı. Kendimi bildim bileli libidom hep akranlarımdan çok daha yüksekti; internette okuduklarım, arkadaş ortamlarında konuşulanlar içimdeki o merak ve arzu ateşini hep daha da körüklemişti. Ama benim asıl dönüm noktam, birkaç ay önce gece yarısı su içmek için kalktığımda annemle babamın yatak odasından gelen o boğuk inlemeleri, etin ete çarpma seslerini duymam olmuştu. O günden beri gözüm hep babamdaydı. Ahmet, 48 yaşında olmasına rağmen haftada birkaç gün spor yapan, geniş omuzlu, esmer, acayip bakımlı ve karizmatik bir adamdı. Benim babamdı ama aynı zamanda evdeki tek gerçek erkek figürüydü. Annem Merve (49) zaten gezmeyi tozmada olan, kendine bakan bir ev hanımıydı; abim Serkan (25) ise marketteki müdürlük koşturmacasından kafasını kaldıramayan, evde gölge gibi yaşayan biriydi. Babamı aklıma koymuştum ama beni kızı olarak gördüğü için her şeyin farkında olmadan bana yaklaşıyordu. Bu durumu tersine çevirmeyi, onu kendi dünyama çekmeyi kafaya koymuştum.

O sabah her şey çok normal başladı. Mutlu, kahkahalı bir aile kahvaltısı yaptık. Masada babamın kol kaslarına, çay bardağını tutan o güçlü parmaklarına baka baka içim eridi. Sofra toplandıktan sonra hemen odama kaçtım. Yatağa uzanıp telefonumu açtım; bizim lise grubunda erkek arkadaşımla ve kızlarla laklak ediyorduk. O sırada en yakın arkadaşım Sude’den özel bir mesaj düştü.

Sude: “Kızım bak, dün gece sevgilime atmak için çektim. Sence nasıl, çocuk delirir mi?”

Mesajın hemen altında bir fotoğraf vardı. Sude, aynanın karşısında altındaki o daracık dantelli külotla duruyor, elleriyle göğüslerini yukarı doğru bastırıp o pespembe, dikleşmiş meme uçlarını kameraya sergiliyordu. Fotoğrafa baktığım an sanki içimden aşağıya doğru sıcak bir şey kaynadı. Külotumun saniyeler içinde sırılsıklam olduğunu, amcığımın zonklamaya başladığını hissettim. Elimi şortumun üzerinden kasıklarıma götürüp klitorisimi biraz ovaladım ama yok, bu hafif dokunuşlar beni kesinlikle rahatlatmıyordu. Benim çok daha sert, çok daha gerçek bir şeye ihtiyacım vardı.

Yataktan fırladım. Aynanın karşısına geçtim. Üzerime kalçalarımı sımsıkı saran, resmen etime yapışan daracık mini bir şort geçirdim. Üstüme ise sütyen takmadan, o dikleşmiş, sert meme uçlarımı tamamen belli eden, incecik, hafif iç gösteren beyaz bir crop giydim. Hazırdım.

Salona doğru yürürken mutfakta annemin bulaşıkları toparladığını gördüm. Yanına gidip biraz yardım eder gibi yaptım, gözüm salondaki babamdaydı. Annemin işi bitince oturmak için salona geçtim. Babam televizyonda bir şeyler izliyordu. Yanındaki koltuğa geçip onunla muhabbet etmeye başladım; okuldan, Gelecek planlarımdan bahsettik. Muhabbet öyle güzel sarmıştı ki, içimdeki cesaret iyice katlandı. Çocuksu bir sevgi gösterisi bahanesiyle aniden ayağa kalkıp babamın kucağına oturdum.

“Canım babam benim,” diyerek kollarımı onun o kalın boynuna doladım.

Babam bana sarıldı, beni hala onun o küçük, masum kızı sanıyordu. Ama o an, benim altımdaki o durum içimdeki Baharı tamamen alevlendirdi. Kalçamı tam bacaklarının arasına yerleştirmiştim ve tam altımda, onun şortunun altında bir sertlik hissettim. İnanılmaz kalın ve sert bir şey kalçama baskı yapıyordu. O an libidom öyle bir fırladı ki, amcığımdan resmen sular boşanıyordu. O kucaktan ömür boyu kalkmak istemedim, kalçamı o sertliğe daha çok bastırdım. Babam durumdan hafifçe tedirgin olmuş gibi, “Hadi bakalım koca kız oldun, biraz yanıma otur,” diyerek beni kucağından kaldırdı, yanına oturtup saçlarımı sevmeye devam etti.

Tam o sırada annem antreden bağırdı: “Ahmet, ben üst kattaki Nermin’e çıkıyorum, biraz kahve içip dedikodu yapacağız. Geç kalmam!”

Kapı kapandığı an içimden bir çığlık kopardım. Abim odasında uyuyordu, annem evden çıkmıştı. Bu benim için kaçırılmayacak bir fırsattı. Ama babamı ikna etmenin ne kadar zor olduğunu biliyordum, adam tam bir duvar gibiydi. İşimi adım adım yürütmeliydim.

“Baba, ben çok bunaldım, bir duşa giriyorum,” diyerek banyoya koştum. Sıcak suyun altında vücudumu yıkarken aklım tamamen salondaki o sertlikteydi. Hemen planımın ilk adımını uyguladım. Duşakabinin kapısını hafifçe aralayıp dışarıya doğru bağırdım: “Babaaa! Sırtıma lifim yetişmiyor, gelip bir keseleyebilir misin rica etsem?”

Salondan babamın o kalın sesi geldi, hafifçe öksürdü: “Kızım, abin evde, uyandır o yardım etsin ya da annen gelince yaparsın… Ayıp olur şimdi,” dedi. Sesindeki o hafif çekinceyi, kendini frenleme çabasını çok iyi hissetmiştim. Bozuldum ama yılmadım.

Duştan çıktım, bornozumu üzerime sıkıca sarmak yerine göğüs dekoltemi ve bacaklarımı iyice açıkta bırakacak şekilde gevşekçe bağladım. Saçlarımı havluyla topladım. Odama geçerken bilerek önce mutfağa uğradım, buzdolabından büyük bir bardak soğuk kola aldım. Salonda televizyon izleyen babamın önünden o bornozlu, ıslak halimle, kalçalarımı sallayarak yavaşça geçtim. Göz ucuyla bana baktığını, yutkunduğunu gördüm.

Odama girdiğimde o daracık, kalçamı açıkta bırakan mini şortu ve göğüs uçlarımı tamamen sergileyen beyaz crop’umu tekrar giydim. Saçlarımı kurutmadım, ıslak bıraktım. Elime bir tarak alıp tekrar salona, onun yanına döndüm. Koltukta oturan babamın tam bacaklarının arasına, halının üzerine diz çöktüm. Başımı arkaya eğip gözlerinin içine masumca baktım, tarağı eline tutuşturdum.

“Babacım, saçlarım çok karışmış, tarar mısın lütfen?” dedim.

Babam çaresizce tarağı aldı ve yukarıdan aşağıya doğru ıslak saçlarımı taramaya başladı. Ben ise her tarak darbesinde, bilerek ve istemsizce arkaya doğru yaslanıyordum. Kafamın arkasını, onun şortunun altından artık tamamen belli olan, kocaman bir kaya gibi sertleşmiş o dik penisine sertçe bastırıyordum. Başımın arkası o kalınlığa her değdiğinde babamın nefes alışverişi hızlanıyordu, bunu çok net duyuyordum. Tahrikten delirmek üzereydi ama hala kendini tutuyordu. Tarama işi bitince aniden ayağa kalktım ve bu kez yüzüm ona dönük olacak şekilde bacaklarımı iki yana açıp tekrar kucağına oturdum.

“Canım babam, çok teşekkürler,” diyerek boynuna sarıldım. Babam beni kollarının arasına alıp normal bir şekilde sırtımı sıvazlamaya, beni geçiştirmeye çalıştı. Hala oralı olmuyor gibi davranıyordu ama altımdaki o devasa, dikleşmiş aletinin sıcaklığı şortunun üzerinden bile amcığımı yakıyordu. Benim amcığım artık tamamen sırılsıklamdı, şortumun ağ kısmı zevk suyumdan sırılsıklam olmuştu.

Daha fazla dayanamayacaktım. Kafamı boynundan kaldırdım, gözlerimin içine çöken o azgın ve kararlı bakışlarla doğrudan gözlerine baktım. Elimi yavaşça aşağıya indirdim. Şortunun üzerinden, o damarları fırlamış, kocaman ve dimdik olmuş penisini avucumun içine aldım. Sıkıca kavradım.

Babam irkilerek aniden bileğimi tuttu. “Aylin… Ne yapıyorsun sen? Saçmalama, ben senin babanım!” dedi ama sesi titriyordu, o babalık otoritesi çoktan şehvete teslim olmuştu.

“Annem yok baba… Abim uyuyor,” diye fısıldadım dudaklarımı kulağına sürterek. Sıcak nefesimle devam ettim: “Haftalardır rüyalarımda seni görüyorum. O kaslı vücudunu, altımdaki bu sertliğini istiyorum. Beni ilk siken erkek sen ol baba, lütfen…”

Bu sözlerimin ardından elimi şortunun içine kaydırdım. O çıplak, sıcacık, damarları fırlamış devasa aletini doğrudan çıplak elimle kavradım. Hayatımda böyle bir büyüklük görmemiştim. Yukarı aşağı sertçe sıvazlamaya başladım, ucundan zevk suyu geliyordu.

Babamın içindeki tüm barajlar o an yıkıldı. Gözleri karardı, adeta bir canavara dönüştü. “Sen bunu kendin istedin kaltak,” diye hırıldadı. O kalın, güçlü elleriyle belimden tuttuğu gibi beni koltuğa sırtüstü fırlattı, üzerime abandı.

Hızla kendi şortunu ve iç çamaşırını aşağıya sıyırdı. Yaklaşık 18 santimlik, kıpkırmızı kesilmiş, damarlı ve ucu sırılsıklam olan o muazzam penis dışarı fırladı. Onu o kadar yakından görmek amcığımın zonklamasını yüz katına çıkardı. Babam üzerime çöküp, altımdaki o mini şortu ve külotumu tek bir hamlede, hoyratça çekip yırttı, kenara fırlattı. Beş kuruşluk kumaşlar umrumda bile değildi; şu an tamamen çıplaktım, bacaklarım iki yana açılmıştı ve tüysüz, bembeyaz amcığım zevk suyundan parıl parıl parlayarak onun karşısındaydı.

Babam hiç vakit kaybetmeden bacaklarımı tuttuğu gibi omuzlarına doğru kaldırdı. O kocaman penisinin ucunu, sırılsıklam olmuş amcığımın girişine dayadı. O sıcaklık ve kalınlık beni ürkütse de acayip azdırıyordu.

“Baba… Çok büyüksün. Çok sertsin, yavaş ol ne olur…” diye inledim.

Ama babamın durmaya niyeti yoktu. Kalçasına sert bir ivme vererek penisinin o kalın kafasını daracık amcığıma tek seferde soktu. Hayatımda ilk kez bir erkek alıyordum; o daracık et parçam babamın aletini sımsıkı kavradı. Kızlık zarımın yırtılmasıyla içimde keskin bir acı hissettim ve salonda sert bir çığlık attım, ellerimle babamın sırtındaki kasları çılgın gibi tırnakladım.

“Ahhh! Babaaa! Çok dar, patlıyorum içten içe!” diye inlettim ortalığı.

Babam hiç yavaşlamadı. İçerideki o inanılmaz darlık ve benim zevk suyum onu tamamen çıldırtmıştı. Kalçasını tamamen geriye çekip, köküne kadar sertçe bir kez daha gömüldü. Evin içinde etlerimizin birbirine çarpma sesi yankılanıyordu: Şlap, şlap, şlap…

Babam, inlemelerim dışarı gitmesin diye iri eliyle ağzımı sımsıkı kapattı. “Sessiz ol, abini uyandıracaksın,” diye fısıldadı kulağıma doğru. Kudurmuş gibi pompalıyordu. Her gidiş gelişinde o kalın penisinin damarları amcığımın duvarlarını yırtarcasına genişletiyordu. Acı yerini tamamen muazzam bir cinsel zevke bırakmıştı, kendimden geçmiştim. Kalçamı onun o sert vuruşlarına doğru kaldırıyor, o kalınlığı tamamen rahmimde hissetmek istiyordum.

Babam beni aniden pozisyona getirdi, koltuğun kenarına doğru domalttı. Arkamı döndüğümde kalçalarımın havada, belimin kavisli durduğunu biliyordum. Babam arkamdan yaklaştı, o ıslak, hafif kanlı ama tamamen sırılsıklam olmuş amcığıma arkadan tek bir darbeyle köküne kadar girdi. Saçlarımı arkadan kavrayıp kafamı geriye doğru çekti, kulağıma doğru o erkeksi sesiyle kükredi: “Nasıl, babanın aleti hoşuna gitti mi orospu? Beğendin mi?”

“Evethh… Baba, daha sert vur, sik beni, sırılsıklam oldum senin için!” diye bağırdı ağzımdan çıkan zevk çığlıkları. tamamen ona teslim olmuştum.

Babam son hızla, vahşi bir hayvan gibi arkadan vurmaya devam etti. Kalçalarımız birbirine vurdukça çıkan o tok ses tüm salonu dolduruyordu. Her sarsıntıda göğüslerim havada uçuşuyor, amcığımdan akan zevk suları babamın taşşaklarına kadar bulaşıyordu. Yaklaşık on dakikalık bu aralıksız, sert ve hayvanca pompalama seansının ardından ikimiz de zirvedeydik.

Babamın penisinin üzerindeki damarların iyice şiştiğini, içimde zonkladığını hissettim. Boşalacağını anladığı an aletini amcığımdan hızla çıkardı. Saçlarımdan tutarak beni yüzüstü koltuğa çevirdi. O devasa, sırılsıklam ve zonklayan penisini doğrudan yüzüme yaklaştırdı.

“Yala şunu, temizle babanın dölünü,” dedi nefes nefese, gözleri dönmüş bir şekilde.

Hiç ikiletmedim. Babamın o damarlı, sırılsıklam aletini büyük bir şehvetle ağzıma aldım, dudaklarımı sonuna kadar gererek emmeye başladım. Tam o anda babam biriken tüm dölünü büyük fışkırmalarla ağzımın içine, yüzüme ve göğüslerime doğru boşalttı. O yoğun, sıcak döl dalgaları suratıma yayılırken, ağzıma gelen spermlerin büyük kısmını büyük bir zevkle yuttum; kalan kısmı ise beyaz crop’umun üzerine, göğüslerime doğru aktı.

İkimiz de nefes nefese, salondaki koltuğun üzerine yığılıp kaldık. Babam penisini üstünkörü silip şortunun içine koyarken, ben yüzümdeki dölleri elimin tersiyle silip ona muzaffer bir şekilde gülümsedim. İlk gecemi, her şeyini arzuladığım o güçlü adama, babama vermiştim ve bu büyük, günahkar sır artık sonsuza kadar ikimizin arasında kalacaktı.

Benzer Hikayeler








Yorum yapın

💬 +5 KH Puan

Yorum yapın


0% ~12 dk kaldı

İletişim