KH Kayıp Hikayeler Gerçek Hikayeler • Gerçek Hayatlar
KH MAX

SON


Kategori Vitrini

Tecavüz Hikayeleri

3 hikaye

Trend İçerikler

Bu kategoride en çok okunanlar

Abimin Arkadaşı İle Yaptım…

⏱ 2 dk 💬 0

Son Eklenenler

Kategoriye yeni eklenen hikayeler

Abimin Arkadaşı İle Yaptım…

⏱ 2 dk 💬 0

Siteye yeni geldim ve destek olmak amaçlı işbirliğine başladım ve ilk hikayemi yayınlıyorum.

Hikayede Henüz 16 yaşındaydım abim ise 19

Okulun o yorucu, kasvetli havasından sonra eve dönmek her zaman rahatlatıcı olurdu. Ama o gün evde garip, sessiz bir enerji vardı. Anahtarı çevirip içeri girdiğimde annemin ayakkabılarını göremedim; muhtemelen her zamanki gibi üst kattaki Nebahat teyzeye kahve dedikodusuna kaçmıştı. Evde sadece abim Tan vardı. Üzerindeki rahat eşofmanıyla salonda oturuyordu. Beni görünce hafifçe gülümsedi, aramızda her zamanki o mesafeli ama sıcak abi-kardeş ilişkisi vardı. Birlikte mutfağa geçip alelacele bir şeyler atıştırdık, havadan sudan konuştuk. Yemekten sonra üzerimdeki ağırlığı atmak için odama geçtim. Okul üniformamı çıkarıp üzerime sadece ince, bacaklarımı açıkta bırakan mini bir şort ve askılı bir atlet geçirdim. Yatağa uzanıp telefonumu elime aldım, sosyal medyada öylesine gezinirken kapı hafifçe tıklandı.

“Gel,” dedim sesimi biraz yükselterek.

Tan içeri girdi. Kapıyı arkasından tamamen kapatıp kilitlemedi ama aralık da bırakmadı. Yatağın kenarına ilişti, gözleri bir an üzerimdeki rahat kıyafetlere kaydı ama hemen toparladı.

“Napıyorsun bakalım?” diye sordu, sesi her zamankinden biraz daha boğuk geliyordu. “Hiç, uzanıyorum öyle, yorulmuşum,” dedim. “Özledim seni ya,” dedi, gözlerimin içine bakarak. “Eskisi gibi hiç vakit geçiremiyoruz. Yanına yatayım mı biraz? Şöyle eskisi gibi sarılıp uzanalım.”

İlk başta çok normal geldi. Sonuçta o benim abimdi, küçüklüğümüzde kaç kere beraber uyumuştuk. “Gel yat,” dedim ve yatakta biraz kenara kayarak ona yer açtım.

Tan yatağa girdi ve bana doğru döndü. Kolunu başımın altına uzatıp beni kendine doğru çekti. Ben de gayriihtiyari kollarımı ona doladım, başımı göğsüne koydum. Her şey çok masum başlamıştı ama birkaç dakika sonra ortamdaki hava tamamen değişti. Tan, sağ bacağını yavaşça kaldırıp benim bacaklarımın üzerine attı. O an, tam kalçamın hizasında sert, sıcak ve oldukça büyük bir kütlenin baskısını hissettim. Gri eşofmanının altındaki siki tamamen dikleşmişti ve tam olarak bana temas ediyordu.

Nefesim boğazımda düğümlendi. Şok olmuştum, ne yapacağımı bilemedim. Kalbim deli gibi çarpmaya başladı. Yaşım gereği cinselliği, erkeklerin anatomisini yeni yeni keşfediyordum ama abimin bana karşı böyle bir tepki vermesi beni hem korkutmuş hem de garip bir şekilde kilitlemişti. Renk vermemeye çalışarak hafifçe geri çekilmek istedim ama izin vermedi.

“Kardeşim, seni çok seviyorum biliyorsun değil mi?” diye fısıldadı kulağıma doğru. Sıcak nefesi boynumu yalayıp geçti. “Şu an… biraz ihtiyaçlarım var. Bana yardımcı olsan ne olur ki? Aramızda kalır.”

“Ne… ne diyorsun abi sen? Ne yardımı?” diyebildim, sesim titriyordu.

Cevap vermek yerine elimi tuttu. Güçlü parmaklarıyla elimi kavrayıp yavaşça aşağıya, kendi bacaklarının arasına indirdi. Avucumu o gri eşofmanın üzerindeki devasa, taş gibi sertleşmiş zonklayan sikinin üzerine bastırdı.

“Bak, sana nasıl kalktı… Dokunsana biraz, delireceğim yoksa,” dedi.

“Yok abi, bırak, saçmalama!” diyerek elimi hızla çekmeye çalıştım.

Ama Tan benden çok daha güçlüydü. Elimi bırakmadığı gibi, beni iyice altına alacak şekilde üzerine doğru çekti. Dudaklarını aniden dudaklarıma bastırdı. Islak, sert ve emici bir öpücüktü bu. Bir yandan beni öpüyor, diğer yandan boşta kalan eliyle şortumun üzerinden kalçamı sıkıca kavrayıp okşuyordu.

“Abii ya… Bırak, istemiyorum, yapma!” diye mırıldandım dudaklarının arasından, onu göğsünden itmeye çalışarak.

Fakat o durmadı. Aksine, benim karşı koyuşum onu daha da hırslandırmış gibiydi. Öpücükleri boynuma, köprücük kemiklerime doğru indi. Tenimi ıslatarak emiyor, bir eliyle de askılı atletimin altından içeri sızıp çıplak memelerimi sertçe yoğuruyordu. Göğüs uçlarımın onun parmakları arasında sıkışmasıyla vücudumdan aşağı kaynar sular döküldü. Korku, yerini yavaş yavaş daha önce hiç hissetmediğim, kasıklarımı sızlatan garip bir sıcaklığa bırakıyordu.

Tan aniden üzerimden kalktı. Gözlerimin içine baka baka eşofmanını ve iç çamaşırını tek hamlede dizlerine kadar indirdi. Sırtüstü yatağa uzandı. Karşımda damarları fırlamış, kıpkırmızı ve tamamen çıplak siki dimdik duruyordu. Gitgide büyüyor, ucundan şeffaf bir zevk sıvısı sızıyordu.

“Hadi kardeşim, gel oyna şununla. Yoksa çok daha kötü şeyler olacak, ikimiz de duramayacağız,” dedi, sesi emir kipiyle karışık bir arzu barındırıyordu.

Korkudan ve o an içimi kaplayan o tuhaf büyüden dolayı mecbur kalmıştım. Yatakta doğruldum, dizlerimin üzerinde durarak ona doğru yaklaştım. Titreyen elimi uzatıp o sıcak, kalın eti kavradım. Avucumun içinde zonkluyordu. Yukarı aşağı yavaşça hareket ettirmeye başladım. Derisi elimde kayıp gidiyordu. Ben onun sikiyle oynarken, Tan boş durmadı; doğrulup ellerini şortumun içine soktu. Külotumu kenara sıyırıp parmaklarını doğrudan çıplak amıma sürttü.

“Ah…” diye hafif bir inleme döküldü ağzımdan.

Parmakları amımın dudakları arasında gezinirken, oranın çoktan sırılsıklam olduğunu fark etti. Benim bu tepkim onu daha da azdırdı. İçimdeki zevk dalgası o kadar büyümüştü ki, artık karşı koymayı tamamen bırakmıştım. O sert dokunuşlar, yasak olmasının verdiği o inanılmaz haz beni ele geçirmişti.

“Artık yeter… Gel kucaklarıma,” dedi Tan, sesi sabırsızlıkla titreyerek.

Beni bileklerimden tuttuğu gibi hızla üzerine, kucağına çekti. Yüz yüze gelecek şekilde onun üzerine tünemiştim. Şortumu ve külotumu tamamen sıyırıp yatağın kenarına fırlattı. Şimdi tamamen çıplaktım ve amım, onun o devasa, ıslak sikinin tam üzerindeydi.

Tan kalçalarımı sıkıca kavrayıp beni aşağıya doğru bastırdı. Sikinin o sert, küt başını amımın ıslak dudaklarına dayadı ve git-gel yapmaya başladı. İçime girmiyordu ama tam o hassas noktama, klitorisime o sertliği sürttükçe başım dönüyordu. Her yukarı aşağı hareketinde, siki bacaklarımın arasında kayıyor, zevk suları birbirine karışıyordu.

“Çok güzelsin… Amın sıcacık,” diye inledi Tan, kafasını geriye atarak. Bir eliyle kalçamı tokatlıyor, diğer eliyle memelerimi sıkarak göğüs uçlarımı çekiştiriyordu.

Ben de artık kendimde değildim. Kalçalarımı onun ritmine uydurmuş, kendimi o sertliğe doğru bastırıp duruyordum. İçimden bir ses tamamen içime girmesini, beni paramparça etmesini istiyordu. Tam o ritmin en hararetli, ikimizin de boşalmanın eşiğine geldiği o doruk noktasında, aşağıdan büyük bir gürültü koptu.

Çaaat!

Dış kapının kapanma sesi evin içinde yankılandı. Annemin “Demet! Tan! Evde misiniz?” diyen sesi merdivenlerden yukarı doğru yükseldi.

Zaman durmuş gibiydi. Gözlerimiz dehşetle birbirine dikildi. Apar topar, adeta havada uçarak birbirimizden ayrıldık. Tan hızla eşofmanını yukarı çekti, üzerini başını düzeltti. Ben yerdeki şortumu ve külotumu kapıp yatağın altına fırlattım, üzerime hemen yorganı çekip yatar pozisyona geçtim. Kalbimiz göğüs kafesimizden fırlayacak gibi atıyordu, nefes nefşeydik.

Annem odanın kapısını açtığında, Tan yatağın kenarında oturmuş telefonuyla oynuyor gibi yapıyordu, bense yorganın altında güya uyku sersemiydim.

“Aa, ikiniz de buradasınız. Ses gelmeyince merak ettim,” dedi annem içeri göz atarak. “Yemek yedik de anne, Demet’in uykusu vardı, ben de yanında oturuyordum öyle,” dedi Tan, sesindeki o soğukkanlılığa hayran kalmıştım.

Annem şüphelenmeden kapıyı kapatıp mutfağa geçti. Tan yavaşça ayağa kalktı, kapıya doğru yürürken arkasını döndü. Gözlerinde, az önce yarım kalan o işin, o sıcaklığın vahşi pırıltısı hala duruyordu. Dudaklarını sessizce oynatarak “Daha bitmedi” der gibi baktı ve odadan çıktı.

Yatakta tek başıma kaldığımda, bacaklarımın arasındaki o ıslaklık ve sızı hala oradaydı. Ve işin kötü tarafı… Bunu tekrar yaşamak için içimde büyüyen o deli arzuyu durduramıyordum.

Merhaba ben Selen(16) yaşında liseli bir kızım bu hikayemde abim ve kuzenim ile yaşadığım ilginç ve yorucu anı anltcam iyi okurlar..

Annemlerin o sabah apar topar köye gitme kararı alması, evde uzun zamandır özlediğimiz o özgür alanı yaratmıştı. Abim Baran ile baş başa kalmıştık. Aslında sakin bir gece geçiririz diye düşünüyordum ama Baran öğleden sonra odama gelip, “Akşama kuzenimiz Can’ı çağırıyorum, güzel bir alkol masası kuracağız, itiraz istemem,” dediğinde heyecanlanmadım diyemezdim. Can’la aramız her zaman iyiydi ve üçümüz bir araya geldiğimizde muhabbet hep sarardı.

Akşamüstü telefonuma Baran’dan bir mesaj düştü. Salonda, yan odada olmasına rağmen mesaj atmıştı:

Baran: “Ufaklık, Can yolda. İçkileri soğuttum, mezeleri hazırlıyorum. Üzerine rahat, salaş bir şeyler giy de gel. Bu gece tamamen gevşeme gecesi.”

Ben: “Tamamdır abi, hemen hazırlanıp geliyorum. Müzik listesini ben ayarlıyorum o zaman!”

Aynanın karşısına geçip üzerime rahat, ince, gri bir askılı bluz ve altıma da vücudumu iyice saran siyah bir tayt geçirdim. Saçlarımı dağınık bir topuz yapıp salona geçtim. Can çoktan gelmişti. Masanın üzerinde dubleler, rakı, mezeler ve loş bir ışık vardı. Ortam daha ilk dakikalardan insanı mayıştırmaya yetiyordu.

Saatler ilerledikçe kadehler boşalıp doldu. Alkolün etkisiyle muhabbet koyulaşmış, kahkahalar havada uçuşuyordu. Can’ın ve Baran’ın bakışlarının ara sıra üzerimde toplandığını hissediyordum ama alkolün verdiği o rahatlıkla pek üzerinde durmadım. Bir ara başımın döndüğünü, midemin hafifçe bulandığını hissettim.

“Ben bir elimi yüzümü yıkayayım, hemen dönerim,” diyerek masadan kalktım ve banyoya geçtim.

Aynaya baktığımda yanaklarımın kızardığını, gözlerimin çakmak çakmak olduğunu gördüm. Musluğu açıp soğuk suyu yüzüme çarparken banyonun kapısı hafifçe aralandı. İçeri giren Baran’dı.

“İyi misin güzelim? Çok mu hızlı gittin?” diyerek arkama geçti.

İki elini belime koyup beni destekler gibi tuttu. O sırada arkamda, tam kalçamın üzerinde sert bir baskı hissettim. Pantolonunun üzerinden bile net bir şekilde hissedilen o sertlik, onun benden tahrik olduğunu gösteriyordu. Alkolün kafasıdır, erkek milleti işte, kendi kendine kalkmıştır diye düşünüp bozuntuya vermedim. Dikkatimi dağıtmaya çalışarak, “İyiyim abi, sadece biraz başım döndü,” dedim ve arkamı dönüp banyodan çıktım.

Salona geri döndüğümüzde Baran arkamdan gelip omuzlarımı tuttu. “Bak alkol insanı fena sıcaklatır. Üstündeki o bluz sıkmıyor mu seni? Çıkar rahat et, yabancı yok, biz bizeyiz şurada,” dedi.

Önce biraz duraksadım. “Yok abi, iyi böyle,” dedim ama o sırada Can da araya girdi. Gözlerini doğrudan dekolteme dikerek, “Harbiden kızım, kasma bu kadar. Evdesin işte, rahatına bak,” diyerek ısrar etti.

Alkolün yarattığı o cesaret ve sıcaklıkla bluzun eteklerinden tutup tek hamlede kafamdan çıkardım. Altımda sadece dantelli, göğüslerimi iyice dik gösteren sütyenim kalmıştı. Koltuğa geri oturduğumda ikisinin de gözlerinin doğrudan meme dekolteme, göğüslerimin kavislerine kilitlendiğini fark ettim. Hava iyice ısınmıştı, ortamdaki o cinsel gerilim elle tutulur cinstendi ama hiçbir şey diyemiyordum. İçten içe bu ilginin beni de heyecanlandırmaya başladığını hissediyordum. Yine de daha fazla dayanamayacağımı düşünüp, “Ya beyler, benim kafam çok fena. Ben biraz odama geçip uzanacağım,” diyerek ayağa kalktım ve odama süzüldüm.

Yatağa uzandığımda gözlerim kendiliğinden kapandı. Alkolün etkisiyle derin bir sızıntıya dalmıştım. Ne kadar süre geçti bilmiyorum ama odanın kapısının yavaşça açıldığını ve yatağın benim olduğum tarafının çöktüğünü hissettim. Gözlerimi araladığımda Baran yanıma uzanmış, yüzü yüzüme çok yakın bir şekilde bana bakıyordu.

“Efendim abi? Bir şey mi oldu?” diye mırıldandım uykulu bir sesle.

“Sana bakmaya geldim güzelim… İyi misin diye merak ettim,” dedi sesi her zamankinden daha boğuk ve hırıltılı çıkıyordu.

Bunu söylerken kolunu belime doladı ve beni kendine doğru çekti. O an, banyoda hissettiğim o devasa sertliğin, şimdi kot pantolonunun üzerinden doğrudan kalçama baskı yaptığını hissettim. Sikinin sıcaklığı ve büyüklüğü taytımın üzerinden bile etimi eziyordu.

Baran kulağıma doğru eğildi, nefesi tenimi yaktı: “Abicim… Çok güzelsin. Bu gece abine biraz yardımcı olsan, bir şeyler yapsak fena mı olur?” demesiyle dudaklarını boynuma gömdü.

“Ya abi hayır… Yapmasak mı acaba? İstemiyorum…” diye fısıldadım ama sesim bile kendi içinde kararsızdı. O sırada elleri çoktan sütyenimin üzerinden göğüslerimi kavramış, sertçe sıkmaya başlamıştı.

Ona doğru döndüm, gözlerinin içine baktım. “Abi lütfen, doğru değil bu,” dedim.

Baran gözlerimin içine bakarak, “Sus ve kendini abine bırak güzel kardeşim. Pişman olmayacaksın,” dedi ve beni sertçe kendine çekip dudaklarımı mühürledi.

Dudaklarımı hoyratça, diliyle zorlayarak öpmeye başladı. Alkolün ve o yasak arzunun etkisi vücudumu ele geçiriyordu. O beni yukarıdan ateşli bir şekilde öperken, eli taytımın belinden içeri süzüldü. Parmakları külodumu sıyırıp doğrudan amımın ıslaklığına dokunduğunda vücudum kasıldı. Klitorisimi parmaklarının ucuyla sertçe ezmeye, am dudaklarımı parmaklarıyla aralayıp beni ıslatmaya başladığında daha fazla dayanamadım. İçimden yükselen o yoğun zevkle ben de ona karşılık vermeye, dudaklarını aynı şehvetle öpmeye başladım. Kalçalarımı parmaklarına doğru bastırıyordum.

Yatakta bir süre bu şekilde, parmaklarının amımdaki ıslak git-gelleriyle ve sert öpücüklerle kavrulduktan sonra Baran beni elimden tutup ayağa kaldırdı. “Burası kesmez bizi, gel salona geçelim,” dedi. Salona döndüğümüzde Can masada oturmuş, viskisini yudumluyordu ama gözlerindeki o açlığı görebiliyordum.

Baran koltuğa oturdu ve beni doğrudan kucağına çağırdı. Hiç tereddüt etmeden gidip kucağına, o sertleşmiş sikinin tam üzerine oturdum. Kalçalarım onun erkekliğiyle birleştiğinde inledim. Baran beni arkadan kavrayıp boynumu ve omuzlarımı ısırarak öperken, tam karşımda oturan Can ayağa kalktı. Yanımıza geldi, eğilip dudaklarıma yapıştı. Can’ın dili ağzımın içinde dolanırken, Baran’ın elleri sütyenimi yukarı sıyırmış, çıplak göğüslerimi avuçluyor, uçlarını parmaklarının arasında eziyordu. Can’ın elinin de taytımın üzerinden amımı sertçe sıktığını hissettim. İkisinin birden beni böylesine arzulaması beni tamamen çileden çıkarmıştı.

Can’ın nefesi hızlanmıştı, gözleri dönmüştü. Baran, Can’a bakarak, “Gel lan, gel sen de dahil ol, bu çıtırın bu gece tadına varacağız,” dedi.

Beni koltuğa sırtüstü uzattılar. Üzerimde ne sütyen kalmıştı ne de tayt; tamamen çırılçıplaktım. Can bacaklarımın arasına geçti. Dizlerimi omuzlarına doğru itip amımı tamamen gözlerinin önüne serdi. Alkolün ve azgınlığın etkisiyle sırılsıklam olmuş amımı görür görmez dilini doğrudan klitorisime sürttü. Sert ve ıslak diliyle amımı, dudaklarımı yukardan aşağıya yalarken kendimden geçiyordum. Kalçamı onun yüzüne doğru bastırıyordum.

O sırada Baran da pantolonunu indirmiş, o damarlı, kıpkırmızı olmuş devasa sikini serbest bırakmıştı. Baş ucumda duruyordu. Sikini doğrudan ağzıma doğru uzattı. “Yala abinin sikini, hadi güzelim, em şunu,” dedi. Baran’ın sikinin başını dudaklarımın arasına aldım. Dilimle sünnet derisinin etrafını yalarken, o da sikini yavaş yavaş boğazıma doğru itiyordu. Bir yandan Can amımı deliler gibi yalıyor, parmaklarını içime sokup çıkarıyor; diğer yandan Baran’ın sikini ağzımda köpürterek emiyordum. Vücudumda öpülmedik, yalanmadık tek bir santimetrekare bile kalmamıştı.

Bir süre bu şekilde devam ettikten sonra Baran artık dayanamayacağını söyledi. Beni koltukta dizlerimin üzerine getirdi, domalttı. Arkama geçti, kalçalarımı iki yana doğru açarak o ıslak ve dar göt deliğimi ortaya çıkardı.

“Bakire olduğun için amına girmeyeceğiz, orası temiz kalacak ama bu küçük götünü bu gece genişleteceğim,” diye fısıldadı.

Göt deliğime tükürük sürerek hafifçe esnetti. Ardından o kalın, damarlı sikinin başını göt deliğime yasladı ve sertçe tek bir hamlede içime itmeye başladı. Götümün yırtılacağını sandım, canımın acısıyla çığlık attım ama Baran kalçalarımı sıkıca tutmuş, durmadan köklemeye devam ediyordu. “Ahhh, çok darsın siktir, çok iyi,” diyerek içimde git-geller yapmaya başladı. Her ileri gidişinde sikinin götümün içindeki o baskısını hücrelerime kadar hissediyordum.

Ben arkadan Baran’ın sert vuruşlarıyla sarsılırken, Can tekrar önüme geçti. Salyaları akan, tamamen sertleşmiş sikini doğrudan ağzıma verdi. Baran arkadan götümü pompalarken, ben de önümde Can’ın sikini çılgınlar gibi yalıyor, ağzıma alıp sonuna kadar emiyordum. İkisinin ritmiyle kendimden geçmiştim. Salonda sadece etlerin birbirine çarpma sesi, inlemelerim ve ağzımdaki o şapırtılar yankılanıyordu.

Bu çılgınlık, bu doyumsuz şehvet sabaha kadar durmaksızın devam etti. Pozisyonlar değişti, roller değişti; bir an bile durmadık. İkisi de defalarca ağzıma, yüzüme ve göğüslerime boşaldı. Bedenim tamamen onların sıvılarıyla kaplanmıştı.

Güneş odanın pencerelerinden içeri sızmaya başladığında üçümüz de koltukta, darmadağın bir hâlde, yorgunluktan bitap düşmüş şekilde uzanıyorduk. Her yerimiz sırılsıklamdı ve inanılmaz yorulmuştuk.

Biraz kendimize gelip dinlendikten sonra hızlıca kalkıp banyoya geçtik. Sırayla, hatta bir ara beraber duş alarak vücudumuzdaki o gecenin izlerini, kokularını temizledik. Salondaki içki masasını, etraftaki kanıtları panikle ortadan kaldırdık, evi havalandırdık.

Biz her şeyi bitirip salonda normal bir şekilde oturmuş kahve içerken, dış kapının anahtar sesi duyuldu. Annemler köyden dönmüştü. Yorgunluktan gözlerimiz kapansa da, birbirimize bakıp o gecenin sırrını gözlerimizle mühürledik ve hiçbir şey olmamış gibi ailemizi karşıladık.

Merhaba , Ben defne 17 yaşındayım şarışın güzel bakımlı bir kızım , 1.68 55kg felanım bu hikayem abimin arkadası can(24) ile aramda geçti , sosyal medyada gördüm admine yazdım vee sitede paylaşcakk iyi okumalar şimdiden.

Normalde ne kadar libidom yüksek olsada böyle bir hataya düşmezdim ama olanlar oldu artık , bir gün abim annemeler felan işte ben evde yanlızım , kapı çaldı üstümde tayt askılı kapıya gittim gelen can abiydi..

+ Merhaba defne nasılsın kardeşim ?

– İ-iyim abi sen nasılsın

+ bende iyim teşekkürler , kusura bakma rahatsız ettim , sanırım abin evde yokmuş da , bi araba parçası var onu verir misin*

– tabi getireyim abi

Biraz dolandım ve buldum tekrar kapıya döndüm , + yanlızmısın evde

– evet , buyur abi

+ Eğer istersen gel gezelim defne

– yok yok evdeyim teşekkürler abi

+ ee o zaman kahve yapta içelim

– peki gel abi

Eve girdi mutfağa geçtik kahve suyu koyarken felan gözleri sürekli bendeydi hafif jkorku vardı ,kahveyi içtik oturuyoruz yan yana elimi tuttu elini bacağımın ustune attı

– abi napıyosun?

+ ya defnecim çok tatlı olmuşsun birazcık takılsak mı?

yo yoo olmaz öyle şey gider misin ayağa kalktık kapıya doğru giderken belimden kavradı duvara yapıştırdı boynuma opucuk kondurdu gucum yetmedi çırpınamadım bile ve kucakladı odama goturdu yatağa yatırıp ustume geldi , elini taytımın içine soktu hafif okşamaya başlayınca teslim oldum , bir süre öpüştük ayağa kalktı kocaman sikini açtı yalamamı istedi yalamadım yuz ustu yatırıp gotumu eliyle ayırıp tukurdu ve kocaman sıkını yavaş yavaş sokmaya başladı kafama bastırıp çığlık atmamı engelledi bir süre git gel yapıp boşaldı gotume cok yoruldum yanıma uzandı teşekkür ederim defne dedi ve dudagıma opucuk kondurdu hadi git temizlen bende gideyim dedi ve çıktı.

Bir süre yataktan çıkamadım sonra kalktım duşa girdim çok canım yanmıştıı+



İletişim