KH Kayıp Hikayeler Gerçek Hikayeler • Gerçek Hayatlar
KH MAX

SON

Gece, Bahar için hem bir sığınak hem de bir hapishane gibiydi. Babasının göğsünde, o güven veren ama aynı zamanda içindeki yasak ateşi körükleyen yakınlıkta uykuya dalmıştı. Mustafa Bey, kızının nefesi düzene girince, onun sadece küçük bir çocuk olduğuna dair sarsılmaz inancıyla alnına son bir öpücük kondurup sessizce odadan ayrılmıştı. Bahar, rüyalarında bile o ten temasının yankılarıyla boğuştu.

Sabah güneşinin İstanbul’un gri binaları arasından sızıp odasına dolmasıyla uyandı. Vücudu, bir gece öncesinin gerginliğini hâlâ taşıyordu. Yataktan kalktığında, evin içindeki o alışılagelmiş kahvaltı telaşının olmadığını fark etti. Ortalık fazlasıyla sessizdi, sadece ebeveynlerinin yatak odasından gelen boğuk sesler bu sessizliği bozuyordu.

Kapıdaki Göz

Bahar, parmak uçlarında koridora çıktı. Sesler, kapalı kapının ardında yükselen ritmik bir gıcırtı ve ağır nefes alışverişlerine dönüşmüştü. Kalbi ağzında atarak kapıya yaklaştı. Mantığı geri dönmesini söylese de, içindeki o dizginlenemez merak ve libido onu kapıdaki o küçük anahtar deliğine yöneltti.

Eğilip içeri baktığında, gördüğü manzara tüm duyularını felç etti. Babası Mustafa Bey ve annesi Emine Hanım, sabahın o mahmurluğu içinde birbirlerine karışmışlardı.

Detaylardaki Tutku

Mustafa Bey, günlük hayatındaki o ağırbaşlı, mesafeli baba figüründen tamamen sıyrılmıştı. Bahar, babasının geniş omuzlarının, kasılmış sırt kaslarının her hareketinde nasıl bir güç barındırdığını ilk kez bu kadar yakından, bu kadar çıplak bir gerçeklikle görüyordu. Babasının teni, sabah güneşinin altında terden parlıyor; annesini kollarının arasına alışı, o sarsılmaz otoritesinin fiziksel bir dışavurumu gibi görünüyordu.

Annesi Emine ise tamamen teslim olmuş bir haldeydi. Bahar, annesinin her zaman mutfakta iş yapan, ev düzenini sağlayan ellerinin, şimdi babasının sırtına nasıl tutunduğunu, parmaklarını nasıl tenine geçirdiğini izledi. Babasının erkekliği, annesinin kadınlığıyla tam bir uyum içindeydi. Her ritmik hamlede, babasının vücudundaki o ham güç, Bahar’ın zihninde bir gece önce kucağına oturduğu o anı canlandırıyordu. Şimdi o sertliğin ve gücün gerçek amacını, bir kadının üzerinde nasıl bir hakimiyet kurduğunu görüyordu.

Sırılsıklam Bir Gözlem

Bahar, izlediği her saniyede nefesinin kesildiğini hissetti. Gözlerini bir an bile ayıramıyordu. Babasının dudaklarından dökülen boğuk hırıltılar, annesinin bastırmaya çalıştığı ama odada yankılanan o kısık çığlıklar… Hepsi Bahar’ın üzerinde bir kırbaç etkisi yaratıyordu.

Elleri istemsizce kendi vücuduna gitti. Kapı eşiğinde, o delikten içeri bakarken dizlerinin bağının çözüldüğünü hissetti. Üzerindeki ince gecelik, vücudunun verdiği tepkilerle sırılsıklam olmuş, bacaklarına yapışmıştı. Kendi babasını bir “erkek” olarak, annesini ise o erkeğin altında eriyen bir “kadın” olarak görmek, Bahar’ın ahlaki sınırlarını yerle bir eden bir şehvet dalgası yaratmıştı.

Babasının annesinin üzerindeki o hakimiyeti, o vahşi ama sahiplenici tavrı; Bahar’ın zihninde Furkan’ın kaçışlarını ve babasının masumiyetini birleştiriyordu. O an anladı; bu evin içinde sadece “evlat” veya “kardeş” olmak ona yetmeyecekti. Bu güçten, bu tutkudan kendi payına düşeni almak istiyordu.

Oda içindeki tempo doruğa ulaştığında ve sesler kesildiğinde, Bahar sendeleyerek geri çekildi. Sırtını soğuk duvara yasladı, nefes nefeseydi. Vücudu cayır cayır yanıyordu. İçeriden gelen o mahrem kokular ve görüntüler zihnine kazınmıştı. Hiç ses çıkarmadan, sırılsıklam bir halde odasına doğru yürüdü. Artık oyunun kuralları onun için tamamen değişmişti.



İletişim